Performans Kaygısı

Sınav kaygısı
ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINI

Sınav kaygısı

Performans kaygısı, normalde çeşitli hormonal etkilerle aktive olan ve performansı artıran, zihnin daha etkin çalışmasını sağlayan sistemin aşırı ve kontrolsüz halde etkin olmasıdır. Burada yarardan ziyade zarar ortaya çıkmakta ve tersine endişe performansı olumsuz etkilemektedir. Gerek ergenlerde gerekse yetişkinlerde rastlanan endişe halleri; panik hastalıklar, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres, obsessif-kompulsif bozukluk, fobiler, insan içine çıkamama gibi çeşitli durumlarda, performans kaygısı ve otorite rolündekilere karşı endişe ve korku gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Sınav kaygısı, bireyin sınav öncesinde, sürecinde ya da sonucunda yoğun olarak yaşadığı, sıklıkla heyecan, korku, konsantrasyon zorluğu, bilgileri hatırlamada zorlanma, panik duygusu ve olumsuz düşüncelerin eşlik ettiği bir genel uyarılmışlık durumudur. Bunlara ek olarak bireyde; sık sık idrara çıkma ihtiyacı, ishal, titremeler, ağlama nöbetleri, kusma, ateş, terleme, nefes alış ve verişte artış, baş ağrısı gibi belirtiler de görülebilir. Sınav kaygısı, bir diğer deyişle performans kaygısı, sınav performansını olumsuz yönde etkiler ve bireyin potansiyelini kullanamamasına yol açar. Kaygı, heyecan ya da diğer belirtilerden bir kısmı optimal düzeyde olmak şartıyla normaldir ve bireyin konsantre olmasını destekleyicidir.

  • Fizyolojik kökenli ihtiyaçlardan kaynaklı olarak, yorgunluk, uykusuzluk, hatalı beslenme gibi ( Uykusuz kalıp sınava girme gibi );
  • Ebeveyn tutumlarından kaynaklı olarak, anne- babanın beklentilerine yanıt verememe temelli (Annem-babam başarısız olursam ne der gibi);
  • Bireyin sahip olduğu olumsuz düşünceler temelli (Zaten yapamayacağım, sınavda hepsini unutacağım gibi);
  • Bireyin yeterince çaba göstermediği, verimli çalışmadığı durumlar sonucu yaşanan kaygı (Son gün 1 saat çalışmak ve konuları yetiştirememek gibi)

Günümüzde sınav kaygısı deyince, ilk akla gelen büyük sınav ÖSS'dir. Üç buçuk saatlik bir süre zarfındaki performansları sonucunda gençlerin tercih edecekleri meslekler belirlenmekte ve bu da sıklıkla sınav kaygısını beraberinde getirmektedir. ÖSS döneminde sınav kaygısı yaşayan ergenler, çoğunlukla psikolojik desteğe ihtiyaç duymaktadır.

Bu zorlu dönemde ergenlerde bireysel terapi içinde bilişsel-davranışçı psikoterapi ve hipnoterapi, EFT, yüzleştirme, desensitizasyon gibi farklı özgün terapiler destekleyici olmaktadır. Bununla birlikte sınav öncesinde ÖSS'ye girecek adaylardan oluşan grup psikoterapileri de kullanılmaktadır.