Evlilik

İlişki Sorunları
ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINI

Daha detaylı bilgi için tıklayınız: ESTERAPISI.COM

Evlilik ve Aile Danışmanlığı

Kişisel çatışmalar, öfke boşalımları, bağımlılıklar ve yeme bozuklukları, obezite, fiziksel sorunlar gibi birçok farklı şekilde beliren sıkıntılarının çözümü amacıyla başvuranlarla süren seanslarda evlilik ve çiftler arasındaki ilişkilerin köken olduğu görülebilmektedir. Doğrudan evlilik danışmanlığı hizmeti almak için başvuranların çoğunluğu ise sorunun karşı tarafta olduğunu düşünerek randevu için aramaktadırlar. Özellikle yeni evlilerde veya evliliğe yakın olan çiftlerle olan sohbetlerimde içgörü, empati ve sempati kurulması, ilgi duyan ve ilgi gören bir ilişki ve aile ortamı yaratılması konusunda bütüncül terapi olanakları kullanılmaktadır. Çatışmalardan başlayarak ortak noktalara ulaşılması, bireysel gelişim, kişilik ve psikolojik gelişimin birlikte incelenmesi ve gelişim teorilerinin tartışılması belirgin bir içgörü ve esneklik sağlamaktadır. Bu terapiler bireysel veya aile terapisi şeklinde başlatılıp sürdürülmektedir. Eşler /aileler için son hedef huzurlu bir birliktelik ortamı içinde bireysel işlevleri en üst düzeye ulaştırabilmektir.

Çift Terapisi

Evlilikte, çiftin birlikteliğini sağlayan en temel faktör çatışmaları çözme becerisidir. Çünkü iki insanın ortak olarak paylaştığı bir mekanda ve hatta yaşamda çıkarların karşılaşması ve çatışmaların olması kaçınılmazdır. Sevgi ve cinsellik ilk günkü lezzetinde sürse bile zamanla çatışmalar bu iki ulvi duyguyu dahi etkileyebilmektedir. Önemli olan karşılıklı bağlılık duygusunu zedelememek ve yitirmemektir. Bireylerde olduğu gibi çiftler sorunlarını genellikle tek başına çözmeye çalışmaktadırlar. Ancak bireylerde olduğu gibi çiftlerde de kişilerin kolaylıkla farkedemedikleri kör noktalar vardır. Bazen günün getirdikleri ile uğraşırken bu kör noktalar iyice gömülür ve içeriden yıkıcı etkilerini gösterebilir. Aynı şekilde; herhangi bir çatışmanın veya durumun üstesinden gelmeyi sağlayacak olsa bile, hislerin ağırlığını kaldırıp bunların üstesinden gelmek ve asgari müştereke ulaşmak zor olmaktadır.

Çift terapisi bu sorunların veya çatışmaların üstesinden gelme süresini kısaltmakta ve yaşamı kolaylaştırmaktadır. Tipik olarak çiftler genellikle son noktaya yakın aşamada eş /aile konusunda danışmayı tercih etmektedirler. Hatta bazı durumlarda terapi veya destek talebi boşanmayı takiben gelmektedir. Yine de dışarıdan destek alma konusunda eşit cesareti göstermek çiftin ortak hedefi olamamaktadır. Çünkü herkes kendisinin haklı olduğunu düşünmekte ve gerekli esnekliğe sahip olmayı reddetmektedir. Bu da kısır döngünün sürmesine neden olmaktadır. Medeni kanun, en azında ortaya çıkabilecek maddi sorunların çözümü için, önemli bir adım atmıştır. Ancak manevi sorunların veya muhtemel çatışmaların çözümü için hiçbir kanun veya yönetmelik yeterli olmamaktadır. Bu nedenle sadece sorunlar ortaya çıktığında değil daha ortada sorun yokken danışmanlığa başvurmak uzun ve sağlıklı bir birlikteliğin temelidir. Böylece kişi eşinin psikolojik temelini ve gelişimini farkedebilir, muhtemel çatışmalar öngörülebilir ve karşılıklı esneklik yetenekleri üzerinde çalışılabilir.

Birliktelik öncesinde veya başlangıcında oldukça zor olan, yüzeyin altında saklananları sonradan farketmek, eğer hazırlıklı değilseniz karşılıklı bağlantıları kolayca bozabilir. Uyumlu bir ilişkide karşılıklı empati ve esneklik uyumlu bir ilişkiyi tetikleyen en güçlü desteklerdir. Bunlar ancak kişisel içgörü ve eğitimle edinilebilir veya güçlendirilebilir.

Bu amaçla hem bireysel hem de bütünleşik aile terapisi bütüncül yaklaşımla birlikte değerlendirilmekte ve ilişkide yeni açılımlar kazandırılabilmektedir.

Ebeveyn ve Bakıcı Terapileri

Ebeveynlik yaşamda elde edilen en zor ama en keyif verici tecrübelerden birisi olarak kabul edilmektedir. Günümüzün karmaşık yaşam koşulları ve veri akışı içinde bir aile oluşturmak ve yeni bir nesil yetiştirmek konusunda zaman zaman yetersizlik hissedilebilmektedir. Dahası kişilerin çoğu ön bilgiye sahip olmadan bebek sahibi olmaktadır.

Ebeveyn olma konusunda sadece çocuğun fiziksel gelişimi konusunda bilgi sahibi olanlar ise olayın derin psikolojik etkilerini göz ardı etmektedirler. Genel kabule göre, bir çocuğun yaşamında hamileliğin farkedilmesinden itibaren ilk üç yaş çok değerli ve önemli bir dönemdir. Her ne kadar tüm yaşamda değişim dönemleri bulunmaktaysa da anlayışın ve üçlü ilişkilerin hassas şekilde kontrol edileceği dönem 4-6 yaşlar arasıdır. 6-12 yaş arası ailenin uzaktan gözetimi ve mevcudiyetini hissettirmesi gereklidir. 12-20 yaş arasında kişiliğin kemikleşmesinde ailenin aktif olarak varlığı, doğru hedefe doğru güvenle gelişmeyi destekler. Bu genel kuralların altında yer alan detaylar ve kişisel psikolojik yapı ile ebeveynlik yapısını harmanlamak ve yoğurmak hassas bir konudur. Bunun için derin bir içgörü ve çocuk gelişimi bilgisi gereklidir.

Başvuranların büyük kısmı bireysel sorunlardan, çocuklarındaki yakınmalardan veya aile içi çatışmalardan yakınarak gelmektedir. Psikoterapi ve bütüncül terapi uygulamalarıyla bu sorunlarda belirgin ilerleme sağlanabilmektedir. Ancak daha iyisi daha sorunlar görünmeden veya psikolojik, kişisel yapı kemikleşmeden gerekli yönlendirmenin yapılabilmesidir.